Welcome, visitor! [ Login

Yargıtay’dan “estetik” karar

Estetik İstanbul’da meydana gelen olayda, kaşlarının, göz kapaklarının ve yanaklarının sarkması nedeniyle ameliyat olan N.Ö. adlı kadın, operasyon sonrası doktorun yaptığı işlemden memnun kalmadı. Ameliyatın yapıldığı göz altında ‘ur’ şeklinde sertlikler olduğunu, deri altında sarkma yaşandığını ve kaşlarının tekrar düştüğünü öne süren davacı kadın, 35 bin TL tazminat talebiyle mahkemeye başvurdu.

Davalı doktor T.D., ameliyat sonrası bu tür olumsuzlukların yaşanabileceğini; bunun hazırlanan sözleşmede yer aldığını, hastasının bunu kabul ederek imza attığını söyleyerek suçlamaları kabul etmedi. Yargılama süreci sonrası yerel mahkeme, davacı kadının tazminat talebini reddetti. Gerekçe olarak, “Hastada kullanılan dolgu maddesinin yağ dokusunda oluşturacağı ‘biyolojik tepki’ kişiden kişiye göre değişeblir. Söz konusu deformasyonlara yol açma olasılığının çok düşük olsa da yaşanabileceği hastaya önceden yapılan sözleşmeyle bildirilmiştir. Doktor, bu olumsuzluğu önceden bilemez. Bu nedenle doktorun yapılan sözleşmenin dışına çıkmamıştır” denildi. Bilirkişi de ameliyatın ardından biyolojik tepkinin kişiden kişiye değişeceğini bildirdi. Bilirkişi raporunda, “Doktor bu olumsuzluğu önceden öngöremez. Kaldı ki kullanılan dolgu bir başka hastada sıkıntı yaratmayabilir. Ancak bu düşük olasılık davacı hasta için söz konusu olmuştur” denildi.

Yerel mahkemenin kararını onayan Yargıtay, “Hekim hastayı aydınlatmada yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Düşük bir olasılık da olsa yaşanacak komplikasyonlar konusunda hastayı bilgliendirmiştir. Hastanın istenilen sonuca ulaşamamasında doktor kusursuzdur” dedi.

AMELİYAT SÖZLEŞMESİ ÇOK ÖNEMLİ
Kararı değerlendiren Sağlık Hukuku Enstitüsü üyesi Avukat Çağla Atılgan, şunları kaydetti: “Karar, estetik yaptıran ya da yaptırmayı düşünen kadınları ilgilendiriyor. Operasyon öncesi hekimin hastasını bilgi vermesi zorunludur. Bu nedenle bu nitelikle sözleşmelere imza atmadan önce iki kez düşünmek gerekir. Gözaltı, kaş ve yüzde kullanılan yağ enjeksiyonu şeklinde yapılan dolguların, operasyon sonrası bazı ciltlerde reaksiyon oluşturması düşük bir olasılıktır. Davacı kadın açısından sıkıntı yaratmıştır. Ancak kararda, bu olasılık konusunda doktoru hastayı önceden bildirmiş ve hasta da bu olasılıkların yaşanabileceğinin öngördüğü sözleşmeye imza atmıştır. Hasta ‘bilerek’ ve ‘olumsuzlukları’ kabul ederek rızası alınarak bu operasyonu kabul etmiş. Doktorun, ‘hastasını bilgilendirdiği ve önceden aydınlattığı’ kabul edildiği için tazminat talebi reddedilmiştir.”

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.